ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'da uyuşturucu sevkiyatı için kullanılan bir liman tesisinin düzenlenen operasyonla imha edildiğini duyurdu.
Bu, ABD'nin Eylül 2025'te Karayipler ve Doğu Pasifik'te Venezuela gemilerini hedef almaya başlamasından bu yana Venezuela topraklarında gerçekleştirdiği ilk askeri eylem oldu.
Popüler Gazete'nin Shola Lawal imzalı analizden aktardığına göre bu yıl dünya çapında sekiz savaşı sona erdirdiğini iddia eden Trump’ın Venezuela’ya düzenlediği saldırı, göreve başlamasından bu yana yönetiminin dünya genelinde gerçekleştirdiği bir dizi askeri operasyonun son halkasını oluşturuyor.
Trump’ın göreve başladığı 20 Ocak 2025’ten bu yana ABD, silahlı insansız hava araçları (SİHA) veya savaş uçaklarıyla toplam 622 denizaşırı saldırı gerçekleştirdi veya bu operasyonlara ortak oldu.
Bu rakam, ABD’nin dış çatışmalara müdahale etmeyeceğine dair verdiği sözle açık bir tezat oluşturuyor.
ABD, 2025’te şu yedi ülkeye karşı askeri operasyon yürüttü:
Bu hafta ABD, Trump yönetiminin ülkeden ABD’ye uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen teknelere karşı başlattığı operasyon çerçevesinde, Venezuela topraklarındaki bir liman tesisine saldırdı.
Bu adım, Maduro yönetiminin ana ekonomik damarını kesmeye yönelik açık bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Ağustos ayından bu yana ABD, Karayipler’de son on yılların en büyük askeri varlığını konuşlandırdı ve bu adım bölge ülkelerinde endişe yarattı.
Trump yönetimi, ABD’ye uyuşturucu kaçakçılığının ulusal bir acil durum teşkil ettiğini savunsa da, birçok rapor Venezuela’nın sınır ötesi uyuşturucu taşımacılığında büyük bir rol oynamadığını ortaya koyuyor.
2 Eylül’den itibaren ABD, Karayipler’de uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen küçük teknelere yönelik saldırılar başlattı ve 30’dan fazla gemiye müdahale etti.
Trump yönetimi, bu gemilerin Tren de Aragua grubu ve Kolombiya Ulusal Kurtuluş Ordusu gibi Venezuelalı “terörist” örgütler tarafından işletildiğini öne sürüyor, ancak iddialarını kanıtlayacak bir veri sunmuş değil.
İnsan Hakları İzleme Örgütü, tekne saldırılarında en az 95 kişinin hayatını kaybettiğini belirterek Washington’u “yargısız infaz” yapmakla suçladı.
Karakas yönetimi, ABD’yi Venezuela’da hükümet değişikliği arayışında uyuşturucu kaçakçılığı iddialarını bahane olarak kullanmakla suçluyor.
ABD, Trump tarafından “güçlü ve ölümcül” olarak nitelendirilen ilk saldırısını, Washington’ın IŞİD ile bağlantılı olduğunu iddia ettiği gruplara karşı Nijerya’nın kuzeybatısındaki Sokoto eyaletinde gerçekleştirdi.
Olay, Trump'ın Nijerya hükümetini “Hristiyan soykırımı”na göz yummakla suçladığı diplomatik baskının ardından geldi.
ABD Afrika Komutanlığı, saldırılarda “çok sayıda IŞİD militanının öldürüldüğünü” bildirirken, Nijerya Dışişleri Bakanlığı operasyonu “başarılı” olarak nitelendirdi.
Görünüşe göre hedef, Mali ve Nijer’den gelen ve IŞİD ya da El Kaide bağlantılı olabileceği belirtilen yeni “Lakurawa” grubuydu.
ABD ile Nijerya arasındaki uzun süreli güvenlik işbirliği ve istihbarat paylaşımı geçmişine rağmen, Noel saldırıları Batı Afrika ülkesinde bilinen ilk ABD askeri müdahalesi oldu.
Analistler, bu saldırının Trump’ın Hristiyan destekçilerini yatıştırmak amacıyla zamanlandığını öne sürerken, Nijeryalı yetkililer saldırıların herhangi bir dini boyutu olmadığını vurguluyor.
Trump, operasyonların devam edeceğini duyurdu.
ABD, uzun yıllardır Somali güçlerini eğitiyor ve bölgede Eş-Şebab dahil silahlı gruplara karşı hava saldırıları düzenliyor.
Eş-Şebab, El-Kaide ile bağlantılı bir örgüt olarak Somali ve komşu Kenya’da çok sayıda saldırı gerçekleştirdi. Bunun yanında, IŞİD’in bir kolu olan IŞİD-Somali de hedef alınan gruplar arasında yer alıyor.
Trump’ın ilk başkanlık döneminde ABD birliklerinin çoğu Somali’den çekilmişti; ancak Biden yönetimi Mayıs 2022’de askerleri yeniden konuşlandırdı.
Trump’ın ikinci döneminde ise Somali yönetiminin talebi doğrultusunda ABD, ülkede aktif kalmaya devam etti.
New America Foundation verilerine göre, Washington Şubat 2025’ten itibaren hava saldırılarını ciddi ölçüde artırdı.
Gözlemciler, yıl boyunca en az 111 hava saldırısı gerçekleştirildiğini belirtiyor; bu sayı, George W. Bush, Barack Obama ve Joe Biden yönetimleri döneminde toplamda gerçekleştirilen hava saldırılarını geride bırakıyor.
Araştırma sitesi Drop Site News, Aralık ayında Aşağı Juba bölgesinde düzenlenen bir saldırıda en az 11 sivilin hayatını kaybettiğini ve bunların yedisinin çocuk olduğunu ortaya koydu.
ABD, 19 Aralık 2025’te Suriye’de IŞİD’in 70 mevzisine düzenlediği saldırıları, Palmira’da iki ABD askeri ve bir sivil tercümanın öldürülmesine misilleme olarak gerçekleştirdi.
Operasyonda üç ABD'li ve Suriye güvenlik güçlerinden iki kişi de yaralandı. Saldırının sorumluluğunu hiç kimse üstlenmedi ancak Trump, suçlamayı IŞİD’e yöneltti.
Trump, 19 Aralık’ta Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, “Söz verdiğim gibi, ABD bu cani teröristlere karşı çok ciddi bir misilleme uygulayacak” dedi.
ABD, 2010’ların ortalarından bu yana Suriye ve Irak’ta geniş toprakları kontrol eden IŞİD’i hedeflemek için Suriye’de konuşlanmış durumda.
Biden yönetimi döneminde, Aralık 2024 itibarıyla yaklaşık 900 ABD askeri ülkede görev yapıyordu.
Pentagon, Beşşar Esed hükümetinin çöküşüyle birlikte IŞİD’e karşı asker sayısını geçici olarak iki katına çıkardı.
ABD Merkez Komutanlığı, Suriye’de silahlı militanları etkisiz hale getirmeyi amaçlayan 80’den fazla operasyon gerçekleştirildiğini bildirdi.
Bu yılın ilk yarısında Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, ABD’nin bölgesel müdahalelerinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
İran ve İsrail arasındaki kısa süreli çatışmaların ardından ABD, 22 Haziran 2025’te İran’daki üç kritik nükleer tesise operasyon düzenledi.
Analistler, bu saldırının ABD Hava ve Deniz Kuvvetleri’nin de dahil olduğu son derece gelişmiş bir operasyon olduğunu belirtti.
Trump, Natanz, İsfahan ve Fordow tesislerine yapılan saldırıların, Tahran’ın oluşturduğu “nükleer tehdidi” azaltma amacı taşıdığını söyledi.
Söz konusu tesislerin zenginleştirilmiş uranyum üretimi veya depolanmasıyla ilgisi bulunduğunu ve bu uranyumun “silah yapımında kullanılabilecek nitelikte” olduğunu iddia etti.
22 Haziran’da ise Trump, İran ve İsrail arasında ateşkes ilan ederek 12 günlük çatışmaya son verdi.
Çatışmalar sırasında 1.100’den fazla İranlı ve 28 İsrailli hayatını kaybetti.
Trump, bu hafta İsrail Başbakanı Binamin Netanyahu ile yaptığı görüşmede, İran’a yeniden saldırmakla tehdit etti.
ABD, 12 Ocak 2024’ten itibaren, Yemen’in kuzeybatısının büyük bir bölümünü kontrol eden, İran’la bağlantılı Husi milislerini hedef aldı.
Washington, operasyonları Gazze ile dayanışma amacıyla Kızıldeniz’den geçen İsrail bağlantılı gemilere yapılan Husi saldırılarına misilleme olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.
Operasyonlarda onlarca kişi hayatını kaybetti, limanlar, havaalanları, radar sistemleri, balistik füze rampaları ve göçmen gözaltı merkezleri dahil altyapı büyük ölçüde tahrip oldu.
Umman’ın arabuluculuğuyla sağlanan ateşkes sonrasında ABD saldırıları 6 Mayıs’ta sona erdi.
ABD, yaklaşık 500 Husi’nin öldüğünü iddia ederken, Yemen’deki Husi yönetimindeki Sağlık Bakanlığı, Nisan ayına kadar çoğu sivil olmak üzere 123 kişinin yaşamını yitirdiğini ve 247 kişinin yaralandığını açıkladı.
ABD ordusunun Merkez Komutanlığı (CENTCOM), 13 Mart’ta Irak’ın El-Anbar vilayetinde hava saldırıları düzenleyerek IŞİD’in önde gelen bir üyesi Abdallah “Abu Khadijah” Malli Muslih al-Rifai ve adı açıklanmayan bir diğer militanın öldürüldüğünü duyurdu.
Obama yönetimi de daha önce 2014 yılında Irak'taki IŞİD mevzilerine yönelik saldırılara izin vermişti.
Trump, başkanlık kampanyası sırasında “Önce Amerika” ilkesini benimseyerek, ABD’nin dış çatışmalara müdahalesini sonlandıracağını vaat etti.
Bu söylem, ülkenin Orta Doğu’daki maliyetli ve uzun süreli müdahalelerinden yorulan halk tarafından büyük destek gördü.
Ocak 2025’te ikinci dönemine başlayan Trump, küresel çatışmalara son vererek barışı yeniden tesis edeceğine söz verdi.
Tüm bu operasyonlar, Trump’ın ‘Önce Amerika’ söylemiyle çelişen bir dış politika pratiğini gözler önüne sererken, ABD’nin küresel güvenlik ve müdahale stratejisinin ne denli aktif ve tartışmalı bir hal aldığını ortaya koyuyor.