Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’nin Hizbullah’ı kontrol altında tutması gerektiği yönündeki açıklamasına değinerek, "ABD Başkanı Trump, Lübnan’da yaşananlardan rahatsızlığını dile getirdi ancak açıklamaları yanlış anlaşıldı. Trump’ın açıklamaları, sanki Suriye güçleri yarın sabah Lübnan’a girecekmiş gibi yorumlandı" dedi.
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, Lübnan merkezli El-Meşhed televizyonuna röportaj verdi.
Eş-Şara, Lübnan ve Suriye arasındaki ortak geçmişe ve Lübnan içindeki siyasi tıkanıklığa değinerek, "Suriye ve Lübnan halkları önceki rejim nedeniyle acı çekti. Ne yazık ki bazı Lübnanlı taraflar geçmişin esiri olmaya devam etti. Lübnan’daki çözüm savaş ve şehirlerin bombalanmasıyla sağlanamaz. Lübnan’da yaşanacak bir savaşın Suriye üzerinde de büyük etkileri olacaktır. Lübnan, geçmişte müttefiki olan ülkelerin ilgisizliğinden muzdarip. Lübnan’daki karmaşık şartlar ve stratejik bir vizyonun bulunmaması çözüm bulunmasını zorlaştırıyor. Ancak Lübnan’ın hala bir şansı var, kalıpların dışına çıkan fikirler geliştirilmeli ve geleneksel yaklaşımlardan uzaklaşılmalı. Lübnan’daki kutuplaşma, çözüm seçeneklerini daraltıyor. Lübnan’ın mevcut durumu daha fazla kutuplaşmayı kaldırabilecek durumda değil" dedi.
Hizbullah’ın statüsü ve Lübnan devlet yapısı üzerindeki etkisini eleştiren eş-Şara, devlet otoritesinin önemini vurgulayarak, "Dünyada devlet iradesi dışında hareket eden silahlı güçlere sahip ülkelerin kalkınması ve gelişmesi zordur. Hizbullah’ın Lübnan içinde kendisine bir yer bulması ve Lübnan’ın çıkarlarının diğer tüm çıkarların üzerinde tutulması gerekiyor" dedi.
"Hizbullah meselesinin çözülmesini ve Lübnan’ın ayakta kalmasını istiyoruz"
ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail’e Suriye’nin Hizbullah’ı kontrol altında tutması gerektiğini önerdiği, çünkü Suriye’nin bu işi daha iyi yapabileceğine dair yaptığı açıklaması sorulan eş-Şara, "ABD Başkanı Trump, Lübnan’da yaşananlardan rahatsızlığını dile getirdi ancak açıklamaları yanlış anlaşıldı. Trump’ın açıklamaları, sanki Suriye güçleri yarın sabah Lübnan’a girecekmiş gibi yorumlandı" ifadelerini kullandı. Suriye’nin Lübnan’a müdahale etme ihtimalini reddeden eş-Şara, Suriye’nin Lübnan’ın devlet kurumları aracılığıyla olumlu bir rol oynayabileceğini belirtti.
Hizbullah’ın savaş ve barış kararlarında Lübnan devletinin yetkisini aştığını aktaran eş-Şara, "Hizbullah meselesinin çözülmesini ve Lübnan’ın ayakta kalmasını istiyoruz. Bu doğrultuda herkesle görüşmeye hazırız. Hizbullah’ın da dahil olduğu geçmişteki olaylar nedeniyle Suriyelilerin büyük bir yarası hala tazedir. Geçmiş gözden geçirilmeli, Lübnan’daki Şii toplumu için güvenli bir ortam sağlanmalı, onu maceralara sürükleyecek adımlardan kaçınılmalıdır. Lübnan’daki herhangi bir bileşenin kaybı, tüm bölgenin kaybı anlamına gelir" ifadelerini kullandı.
"Suriye için Lübnan’ın güvenliği ve istikrarı büyük önem taşıyor"
Suriye’nin Lübnan’a olan desteğini ve iki ülke arasındaki köklü bağları hatırlatan eş-Şara, "Suriye için Lübnan’ın güvenliği ve istikrarı büyük önem taşıyor, çünkü bu durum Suriye’nin güvenliği ve istikrarıyla doğrudan bağlantılıdır. Lübnanlılara çözüm bulmaları için her gün yardım eli uzatıyoruz. Lübnan’daki savaşı durdurmak ve siyasi uzlaşı sağlamak için büyük bir fırsat bulunuyor. Lübnan’ı kurtaracak bir çözüm arıyoruz. Suriye bölgesel ölçekte stratejik bir bağlantı merkezi haline gelmeye başladı ve Lübnan’ın bundan faydalanması gerekiyor. Lübnan’ı bölgenin turizm vitrini olarak görüyoruz ve ortak bağlarımız bulunuyor. Suriye-Lübnan ilişkileri ihtilaf noktalarından değil, ortak paydalardan başlamalıdır" dedi.
"Veriler, Suriye’nin doğru yönde ilerlediğini gösteriyor"
Suriye’nin iç dinamikleri, ekonomik hedefleri ve küresel aktörlerle olan temaslarına da değinen eş-Şara, "Lübnan’daki savaşı durdurmak için Fransa Cumhurbaşkanı ile farklı bir yaklaşım önerdik. Bizim vizyonumuz Lübnan devletini yeniden desteklemek, kurumlarını güçlendirmek ve herkesin kabul edebileceği bir çözüm bulmaktır. Diğer yandan, büyük engeller aşılmış olsa da Suriye modelini değerlendirmek için henüz erken. Ancak veriler, Suriye’nin doğru yönde ilerlediğini gösteriyor. Suriye’nin yolu ekonomik kalkınmadır ve bu tercihimizden vazgeçmeyeceğiz. Gerçek bir barışın sağlanabilmesi için uygun şartların oluşması gerekir. Anlamsız savaşlarda kazanan olmaz, tüm taraflar kaybeder. İran-İsrail Savaşı’nda önemli olan, çatışmaların şu an durmuş olmasıdır. Eğer bir savaşa girmek isteseydik bunu açıkça söyleyecek kadar cesaretimiz vardır" dedi.