ads
DOLAR 46.86 ₺
EURO 53.61 ₺
STERLIN 62.61 ₺
G.ALTIN 6,277.78 ₺
Ç.ALTIN 10,285.12 ₺
BTC 62,719.24 $
ETH 1,760.33 $
BİST 0.00
    SON DAKİKA

    İran "ayet diplomasisi" ile ne mesajlar verdi?

    SiyasetDünyaÇeviri Haberler
    Yayınlama: 5 Temmuz 2026 Pazar 22:55 Kaynak: Haber Merkezi

    Tahran yönetimi, seçilen Kur'an ayetleri aracılığıyla dostlarına bağlılık mesajı verirken, bölgesel ortaklarını teşvik etti, rakiplerine ise sembolik uyarılar gönderdi.

    İran "ayet diplomasisi" ile ne mesajlar verdi?

    İran'ın suikast sonucu hayatını kaybeden eski dini lideri Ali Hamaney için düzenlenen cenaze töreni, yalnızca milyonlarca kişinin katıldığı tarihi bir veda değil, aynı zamanda Tahran'ın dünyaya verdiği siyasi ve diplomatik mesajların sahnesi oldu.

    Popüler Gazete'nin Elis Gjevori ve Marwa Kocak imzalı analizden aktardığına göre törene katılan 30'dan fazla yabancı heyet için farklı Kur'an ayetlerinin okunması dikkat çekerken, gözlemciler bu uygulamayı "ayet diplomasisi" olarak değerlendirdi.

    Seçilen ayetlerin, her ülke ve gruba göre özel olarak belirlenmesi, İran'ın müttefiklerine, bölgesel ortaklarına ve rakiplerine sembolik mesajlar vermeyi amaçladığı şeklinde yorumlandı.

    Suudi heyete seçilen ayet dikkat çekti

    En dikkat çeken örneklerden biri Suudi Arabistan heyetinin ziyareti sırasında yaşandı.

    Suudi temsilciler Hamaney'in naaşı önünde saygı duruşunda bulunurken okunan ayet, Bedir Savaşı'nda sayıca az olan Müslümanların Allah'ın yardımıyla büyük bir orduyu mağlup etmesini anlatan Al-i İmran Suresi'nin 13. ayetiydi.

    Bedir Savaşı'nın bugünkü Suudi Arabistan topraklarında gerçekleşmiş olması nedeniyle bu tercih, İran'ın İsrail ve ABD ile yaşadığı savaşa gönderme yapan bilinçli bir sembol olarak değerlendirildi.

    Bu ayetin, İran'ın kendisini sayıca üstün güçlere karşı direnen ve galip gelen taraf olarak gösterme çabasını yansıttığı ifade edildi.

    Suudi Arabistan'ın savaş sürecinde Washington ile aynı safta yer alması, hatta İran'a saldırdığının iddia edilmesi nedeniyle de seçimin ince bir diplomatik mesaj taşıdığı yorumları yapıldı.

    Türkiye ve bölgesel ortaklara farklı vurgu

    Türkiye, Katar, Pakistan ve Mısır'ın ilk karşılanışında ise direniş ekseni ile devlet müttefikleri arasında kalan bir dil tercih edildi.

    Türk heyeti salonda saygı duruşundayken Nisa Suresi 95. ayet (“Allah, mallarıyla ve canlarıyla savaşanları, derece bakımından oturanlardan üstün kılmıştır") okundu. 

    Cenazede okunan ayetteki "oturanlar" vurgusunun, Türkiye'nin mevcut konumuna karşı bir sitem niteliği taşıdığı iddia edildi.

    Katar için Fetih Suresi'ndeki "apaçık fetih" ayeti daha diplomatik bir çerçevede okunurken, Pakistan'a ise dua niteliği taşıyan bir ayet seçildi.

    İslamabad yönetiminin savaş sürecinde Washington ile Tahran arasında diplomatik temas kurulmasına yönelik girişimlerine de dolaylı gönderme yapıldığı değerlendirildi.

    Direniş eksenine "zafer" ve "şehitlik" mesajı

    İran'ın "direniş ekseni" olarak tanımladığı Hamas, Filistin İslami Cihadı, Hizbullah, Yemen'deki Husiler, Irak'taki Haşdi Şabi ve Afganistan'daki Taliban için seçilen ayetlerde ortak tema şehitlik, sadakat ve ilahi zafer oldu.

    Hamas heyeti, Allah'a verdiği söze sadık kalan müminleri anlatan ayetle karşılandı.

    Hizbullah için okunan ayette gerçek müminlere üstünlük vaat edilirken, yaşanan kayıpların ilahi imtihanın bir parçası olduğu vurgulandı.

    Husiler için Fetih Suresi'nin 29. ayeti seçilirken, bu ayette inananların düşmanlarına karşı kararlı, kendi aralarında ise merhametli olmaları öne çıkarıldı.

    Irak'taki Haşdi Şabi için Allah yolunda ölenlerin aslında diri olduklarını ifade eden ayet okunurken, Filistin İslami Cihadı ve Taliban ise Fetih Suresi'nin "apaçık fetih" müjdesini içeren başlangıç ayetleriyle karşılandı.

    Aynı ayetin iki farklı hareket için tercih edilmesi, İran'ın her iki yapıyı da kendi ideolojik çizgisine yakın gördüğü şeklinde değerlendirildi.

    Müttefiklerine daha yumuşak mesajlar

    Rusya, Çin, Hindistan ve Mısır için seçilen ayetlerin tonu ise belirgin şekilde farklıydı. Bu ülkelere yönelik okumalarda savaş, şehitlik ve direniş yerine doğruluk, mükâfat, güven ve ilahi yardım temaları öne çıkarıldı.

    Rusya için okunan ayette dünyanın geçici olduğu ve nihai sonucun salih kullara ait olacağı ifade edilirken, Çin için seçilen ayette zaferin yalnızca Allah'tan geldiği vurgulandı.

    Hindistan'a Hizbullah için kullanılan ayetin daha yumuşatılmış bir bölümü okunurken, Mısır'a iman edip salih amel işleyenlerin cennetle müjdelendiği ayetler tercih edildi.

    Lübnan hükümetine üstü kapalı eleştiri

    İran'ın en dikkat çekici mesajlarından biri ise Lübnan hükümetine yönelikti. Hizbullah'a övgü içeren ayetler okunurken, Lübnan devletini temsil eden heyet için Nisa Suresi'nin 66. ayeti tercih edildi.

    Söz konusu ayette insanların kendilerinden istenen fedakârlıkları yerine getirmekte isteksiz davranmaları anlatılırken, birçok yorumcu bunun Beyrut yönetiminin İsrail'e karşı yeterince kararlı davranmadığı yönündeki İran eleştirisini yansıttığını değerlendirdi.

    Cenaze töreni diplomatik gösteriye dönüştü

    86 yaşındaki Ali Hamaney, 28 Şubat'ta Tahran'daki konutuna düzenlenen İsrail-ABD saldırısında hayatını kaybetmiş, saldırıda damadı, gelini ve 14 aylık torunu da yaşamını yitirmişti.

    Hamaney'in naaşı, Tahran'daki Büyük Musalla'da üç gün boyunca halkın ziyaretine açıldı ve törene milyonlarca kişi ile 30'dan fazla yabancı heyet katıldı.

    İran açısından cenaze töreni yalnızca dini bir merasim değil, aynı zamanda kapsamlı bir diplomatik gösteri niteliği taşıdı.

    Tahran yönetimi, seçilen Kur'an ayetleri aracılığıyla dostlarına bağlılık mesajı verirken, bölgesel ortaklarını teşvik etti, rakiplerine ise sembolik uyarılar gönderdi.

    Böylece cenaze töreni, İran'ın hem ideolojik duruşunu hem de dış politika önceliklerini dini semboller üzerinden dünyaya aktardığı dikkat çekici bir diplomasi örneği olarak kayıtlara geçti.

    İlk Yorumu Sen Yaz
    code