Popüler Gazete - Türkiye\'nin en popüler internet gazetesi!
⌂
Anasayfa ›Siyaset
Siyaset

Yeni Orta Doğu'da İran artık yeni bir dil konuşuyor

İran'ın müzakere pozisyonu Obama dönemindeki nükleer görüşmelerden bu yana önemli ölçüde değişti.

Yayınlama: 03.06.2025 - 19:17 Kaynak: Haber Merkezi
Paylaş:

ABD ile İran arasında devam eden nükleer müzakereler, gerçek öneriler ve taktiksel aldatmacaların iç içe geçtiği, yalnızca müzakere ortaklarını değil aynı zamanda dış gözlemcileri de sınayan diplomatik bir laboratuvara dönüştü.

Popüler Gazete'nin Houssam Itanı imzalı analizden aktardığına göre bunun tipik bir örneği, Washington'un Tahran'dan tüm uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurması ve bunun yerine ithal zenginleştirilmiş uranyuma güvenmesi yönündeki talebidir. Bu, sivil nükleer reaktörler işleten ülkelerde tipik bir düzenlemedir.

Bazıları bu adımı, ABD'lilerin İranlılarla görüşmesini istemeyen ve ABD'nin Yemen'deki Husilerle Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki gemilere yönelik saldırıları durdurma anlaşmasına öfkelenen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya bir gönderme olarak yorumladı.

ABD'liler, Netanyahu'nun hayal kırıklığını telafi etmek için İran'ın zenginleştirme faaliyetlerine karşı sert görünmek istiyor, ancak gerçekte Tahran'a daha fazla esneklik göstermek istedikleri bir sır değil.

İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney, bu dikkatlice "koreografisi yapılmış gösteriye" katılmış gibi görünüyor ve diğer yandan bir çözüme ulaşma olasılığı konusunda kamuoyunda karamsar ifadelerde bulunuyor.

Uranyum zenginleştirme hakkı

İran, yıllardır ham uranyumun çıkarılmasıyla başlayıp enerji üretimi, tıbbi araştırma ve tarım gibi barışçıl kullanımlar için zenginleştirmeye kadar uzanan "tam nükleer yakıt döngüsünü" sürdürme hakkı konusunda ısrarcı oldu.

Ancak bu, Tahran'a uranyumu nükleer silahlar için gereken seviyeye kadar zenginleştirme seçeneği bırakıyor.

Muazzam bir maliyetle inşa edilen bu tesis, önemli bilim insanlarının hedefli suikastları ve modern tarihin en cezalandırıcı yaptırımları da dahil olmak üzere İsrail ve ABD'nin sabotaj eylemlerinden zarar görmeden ayakta kaldı.

Nükleer çalışmalar birçok İranlı için, yalnızca bilimsel bir başarıyı değil, aynı zamanda egemenliğin, dayanıklılığın ve fedakarlığın da bir sembolü.

Bugün, İranlı yetkililer nükleer programın ortadan kaldırılmayacağı konusunda ısrarcı olmaya devam ediyor. Ancak ilk kez, teknik özellikleri ve bileşenlerinin müzakere masasında açıkça ortaya konulduğu görülüyor.

Bu durum, İran'ın nükleer müzakerelerde çok daha güçlü bir rol oynadığı ve bölgesel nüfuzunu kullanarak nihayetinde 2015 Kapsamlı Ortak Eylem Planı olarak bilinen nükleer anlaşmayı şekillendirdiği, eski ABD Başkanı Barack Obama döneminden çarpıcı bir sapmayı temsil ediyor.

Trump, 2018'de ilk başkanlık döneminde, başta İsrail olmak üzere anlaşmaya karşı çıkan bölgesel müttefiklerinin etkisinde kalarak, İran'ın söz konusu nükleer anlaşmasından çekilme kararı aldı.

Bunun "kötü bir anlaşma" olduğunu belirten Trump, İran'ı yeni ve genişletilmiş bir anlaşma müzakere etmeye zorlamak için "azami baskı" uygulamaya karar verdi ve ABD yaptırımlarını yeniden uyguladı.

İran'ın kozu azaldı

Bölgesel düzenin kökten yeniden yapılandırıldığı bir ortamda, İran'ın müzakere pozisyonu bugün çok daha zayıf bir durumda.

Zira artık Gazze, Suriye, Lübnan, Irak ve Yemen'deki müttefikleri ve vekillerine başvuramıyor, bunların bir çoğu önemli ölçüde zayıfladı.

Hizbullah'ın füze tehditleri, Beşşar Esed rejiminin lojistik desteği ve bir zamanlar Irak milisleri veya Husi kışkırtmaları tarafından sağlanan tehdit kozu artık geride kaldı.

İran'ın Körfez ülkelerine Husi saldırıları düzenleyebileceği veya Hizbullah'ın Celile'ye saldırı tehdidinde bulunabileceği günler de çok eskide kaldı.

Hizbullah eskisi gibi bir güç değil, Husiler ise altı haftadır aralıksız bombalanmalarına rağmen Trump ile ateşkes anlaşması imzaladılar.

Bu yeni gerçeklik, Tahran'ın 4 trilyon dolarlık ABD yatırımlarını tartışmaktan, ABD tarafından denetlenen "barışçıl" nükleer reaktörler önermeye kadar son zamanlardaki neredeyse fantastik açılımlarını açıklamaya yardımcı oluyor.

İran'ın nükleer kapasitesi hakkındaki dikkatlice ifade edilmiş beyanları bile -istediği zaman bomba yapabileceğini iddia ediyor ancak bunu yapmamayı seçiyor- çarpıcı bir retorik değişimi yansıtıyor.

Bu, sadece birkaç yıl önce hayal bile edilemezdi. Bugün İran'ın ABD ile anlaşma konusundaki isteği, Tahran'ın bölgenin yeni jeopolitik manzarasını ve kendi manevra alanının keskin bir şekilde azaldığını kabul ettiğini gösteriyor.

Bu bağlamda, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçtiğimiz günlerde başkent Tahran’da düzenlenen bir törende yaptığı açıklamada, “Nükleer enerji ve zenginleştirme İran için hayati öneme sahip. Ancak müzakerelerdeki en temel önceliğimiz tahakkümün reddidir. ‘Zenginleştirme yapmamalısınız’ dayatması bizim için kabul edilemez" diye konuştu.

Ancak aynı zamanda, ülkesinin nükleer silah geliştirmeyi kesin bir dille reddettiğini söyleyerek, bu konuda ABD ile aynı görüşü paylaştıklarını ifade etti.

Şimdi dikkatler, ABD'nin sunduğu nükleer anlaşma teklifine İran'ın vereceği yanıta çevrilmiş durumda.

# Abd # Nükleer # iran # trump # uranyum # müzakere
Son Haberler

İngiltere, Uluslar Ligi’nde Çekya’yı 2-0 yendi

30.09.2026 - 00:53

Euroleague: Fenerbahçe: 100 - Bayern Münih: 76

30.09.2026 - 00:42

Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL’lik 5 lüks villaya el konuldu

30.09.2026 - 00:25

Ataşehir’de CHP’li 6 belediye meclis üyesi AK Parti’ye katıldı

30.09.2026 - 00:05

A Milli Futbol Takımı, FIFA sıralamasında 4 basamak geriledi

29.09.2026 - 18:47

Muhtemel eğitim süresi 2025 yılında 16,8 yıl oldu

29.09.2026 - 10:08

Vincenzo Montella’dan istifa açıklaması: "Hayır, yaptığım çalışmalara inanıyorum"

29.09.2026 - 02:18

İranlı havayolu şirketinin uçağına İstanbul Havalimanı’nda haciz konuldu

29.09.2026 - 01:32

A Milli Futbol Takımı, İtalya’ya 12. kez kaybetti

29.09.2026 - 00:39

Ayvalık, Balıkesir’in en kalabalık 5’inci ilçesi oldu

28.09.2026 - 16:08
Son Makaleler

Ekosistem Dengesi ve İnsan Etkisi

90'ların Moda Rüzgarı ve Günümüz Yansımaları

Dijital Çağın Gölgesinde: Teknolojinin Psikolojik Derinlikleri

Adaletin Teminatı: Masumiyet Karinesi

Modernleşme, Ekonomik Büyüme ve Kentin Yüzünü Değiştiren Yıllar

Veri Okyanusunda Yolculuk: Dijitalleşen Dünya ve Gizemli Dijital Kölelik

Dijital Devrimin Komik Yüzü: Türk Televizyonlarının İnternetle Dansı!

Kategoriler
#BizimÇocuklar Adana Demirspor Alanyaspor Antalyaspor Asayiş Avrupa Başakşehir Basketbol Süper Ligi Beşiktaş Bilim Bodrum FK Çeviri Haberler Çevre Dizi & Film Dünya Eğitim Ekonomi Eyüpspor Fenerbahçe Galatasaray Gaziantep FK Gezi & Seyahat Göztepe Gündem Hatayspor Hava Durumu İş Dünyası Kasımpaşa Kayserispor Konyaspor Kültür & Sanat Magazin Nedir? Popüler Resmi Gazete Rizespor Sağlık Samsunspor Sinema Sivasspor Siyaset Spor Ekranı Süper Lig Tarih Teknoloji THY Euroleague Trabzonspor Trendyol 1. Lig World Superbike Yaşam Yerel Ziraat Türkiye Kupası