Popüler Gazete - Türkiye\'nin en popüler internet gazetesi!
⌂
Anasayfa ›Siyaset
Siyaset

Yemen, Suudi Arabistan ile BAE’nin vekalet savaşına mı sahne oluyor?

Yemen artık sadece Husilerle mücadele edilen bir savaş alanı değil; aynı zamanda Suudi Arabistan ile BAE’nin bölgesel vizyonlarının çarpıştığı bir saha oldu.

Yayınlama: 30.12.2025 - 20:35 Kaynak: Haber Merkezi
Paylaş:

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE), Yemen'deki ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi’ne (GGK) geldiğini öne sürdüğü silah sevkiyatı nedeniyle Yemen’in Mukalla liman kentini vurdu.

Popüler Gazete'nin Arap medyasından aktardığı habere göre saldırının, BAE’deki Füceyre Limanı’ndan gelen iki geminin Mukalla’ya ulaşmasının ardından gerçekleştirildiği belirtildi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, ülkenin ulusal güvenliğinin "kırmızı çizgi" olduğu belirtildi.

BAE'ye, Yemen topraklarında bulunan askerlerini 24 saat içinde çekme  çağrısı yapıldı. Abu Dabi’ye "son derece tehlikeli" adımlar attığı uyarısında bulunuldu.

Söz konusu saldırılar, Suudi Arabistan'ın, ayrılıkçı GGK'nin bu ayın başlarında ele geçirdiği, Yemen'in doğu illerinden Hadramevt ve Mehra'dan çekilmesi yönünde çağrıda bulunmasından kısa bir süre sonra gerçekleşti.

Suudi Arabistan’ın Yemen’de BAE destekli GGK'ye ait noktaları hedef alması, uzun süredir perde arkasında ilerleyen Riyad–Abu Dabi rekabetinin artık sahada daha görünür hale geldiğini gösteriyor.

Bu gelişme, Yemen savaşının yalnızca Husilerle mücadele ekseninde değil, koalisyon içi güç paylaşımı ve siyasi gelecek üzerinden de derin bir kırılma yaşadığını ortaya koyuyor.

Rekabetin kaynağı

Suudi Arabistan ve BAE, 2015’te “Arap Koalisyonu” çatısı altında Yemen’e müdahale ettiğinde ortak hedef, Husileri geri püskürtmek ve uluslararası tanınan meşru hükümeti yeniden tesis etmekti. Ancak sahadaki dengeler değiştikçe, iki ülkenin Yemen vizyonları da ayrıştı.

Suudi Arabistan, Yemen’in birliğini koruyan, merkezi bir devlet yapısını ve Riyad’a güvenlik açısından bağımlı bir yönetimi savunuyor.

Yemen, Suudi Arabistan için doğrudan sınır güvenliği, füze tehdidi ve İran'ın nüfuzu bağlamında ulusal güvenlik meselesi.

BAE ise özellikle güneyde, limanlar ve stratejik deniz geçişleri üzerinden şekillenen parçalı ve yerel aktörlere dayalı bir düzeni destekliyor. Güney Geçiş Konseyi bu stratejinin en somut aracı.

Yemen'deki durum

On yılı aşkın süredir iç savaşla boğuşan Yemen, İran destekli Husi milislerinin kuzey bölgelerinin büyük bir kısmını kontrol etmesiyle, Suudi Arabistan ve BAE destekli koalisyonun ise güneyde uluslararası alanda tanınan meşru hükümeti desteklemesiyle bölünmüş durumda.

BAE'nin destek verdiği güneydeki GGK güçleri bu ayın başlarında Yemen'in Hadramevt ve Mehra vilayetlerine girerek  petrol zengini bölgeyi ele geçirdi.

Bu durum, Suudi Arabistan destekli Ulusal Kalkan Güçleri'ne bağlı güçleri bölgeden uzaklaştırdı.

Bu güçler de Husi isyancılarıyla mücadele kapsamında koalisyonla aynı safta yer alan bir diğer gruptu.

GGK güçleri ilerlemeleriyle, Yemen topraklarının neredeyse yarısını, Suudi Arabistan ve Umman sınırındaki petrol üreten bölgeler de dahil olmak üzere, kontrol altına aldı.

Bu hamle, BAE'nin koalisyondan ayrılma ve vekili GGK'ni güneydeki en önemli oyuncu olarak konumlandırma girişimi olarak görülüyor.

Suudi Arabistan ve BM tarafından tanınan meşru hükümet, güneyin kontrolünü yeniden sağlamak için bir tür karşı hamle yapmadıkları takdirde, artık büyük ölçüde önemli bir konumdan uzaklaştırılmış durumda.

Suudi Arabistan son yıllarda Yemen'i birçok kez bombalamış olsa da, Suudi saldırıları kuzeyi ve Husi kontrolündeki bölgeleri hedef almıştı. Ancak Yemen'in güneyindeki GGK mevzilerine yapılan saldırı, ilk kez oldu.

Uzmanlar, Yemen'in şu anda kuzeyde Husi milisleri, Aden merkezli Suudi destekli uluslararası tanınmış hükümet ve güney ile doğuda GGK arasında üçlü bir kontrol mücadelesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor.

Yemen'deki iç savaş, 2014 yılında Husi milislerinin Sana'yı ele geçirmesiyle başladı ve ertesi yıl Suudi Arabistan öncülüğünde bir müdahale gerçekleşti.

Yıllarca süren çatışmalar yüz binlerce insanın ölümüne ve ciddi bir insani krize yol açtı.

Büyük çaplı çatışmalar azalmış olsa da, GGK güçlerinin ilerlemeleri ülkenin siyasi manzarasını tamamen değiştirdi ve çatışmanın yeniden şiddetlenebileceği korkusunu artırdı.

Güney Geçiş Konseyi

BAE’nin askeri, siyasi ve lojistik olarak desteklediği GGK, güneyde fiili bir otorite kurarak zamanla meşru hükümetle olduğu kadar Suudi Arabistan’la da karşı karşıya geldi.

GGK’nin ayrılıkçı söylemi, Riyad’ın savunduğu tek ve birleşik Yemen anlayışıyla açıkça çelişiyor.

Suudi Arabistan'ın, GGK'ne ait noktaları vurması, BAE’nin sahadaki nüfuzunun Riyad açısından tehdit algısına dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

Aynı zamanda, Husilere karşı kurulan Arap Koalisyonu'nun kendi içinde çatışan bir yapıya evrildiğini gösteriyor.

Mevcut durum, koalisyonun stratejik tutarlılığını zayıflatırken, Husilere dolaylı bir alan da açıyor.

2019 ve sonrasında imzalanan Riyad Anlaşmaları, GGK’yi Yemen'in meşru hükümet yapısına entegre etmeyi amaçlamıştı. 

Son saldırılar, bu anlaşmaların fiilen çöktüğünü ve Suudi Arabistan’ın artık diplomatik çerçeveden askeri dengelemeye yöneldiğini düşündürüyor.

Yemen artık sadece Husilerle mücadele edilen bir savaş alanı değil; aynı zamanda Suudi Arabistan ile BAE’nin bölgesel vizyonlarının çarpıştığı bir saha oldu.

Bu tablo, Arap Koalisyonu’nun geleceğini sorgulatırken, Yemen krizinin çözümünü de daha karmaşık ve çok katmanlı hale getiriyor.

Riyad ve Abu Dabi arasındaki bu gerilim yönetilemezse, Yemen savaşı krizin derinleştiği bir çıkmaza sürüklenebilir.

 

# Güney Geçiş Konseyi # Husiler # BAE # Yemen # suudi arabistan
Son Haberler

İngiltere, Uluslar Ligi’nde Çekya’yı 2-0 yendi

30.09.2026 - 00:53

Euroleague: Fenerbahçe: 100 - Bayern Münih: 76

30.09.2026 - 00:42

Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL’lik 5 lüks villaya el konuldu

30.09.2026 - 00:25

Ataşehir’de CHP’li 6 belediye meclis üyesi AK Parti’ye katıldı

30.09.2026 - 00:05

A Milli Futbol Takımı, FIFA sıralamasında 4 basamak geriledi

29.09.2026 - 18:47

Muhtemel eğitim süresi 2025 yılında 16,8 yıl oldu

29.09.2026 - 10:08

Vincenzo Montella’dan istifa açıklaması: "Hayır, yaptığım çalışmalara inanıyorum"

29.09.2026 - 02:18

İranlı havayolu şirketinin uçağına İstanbul Havalimanı’nda haciz konuldu

29.09.2026 - 01:32

A Milli Futbol Takımı, İtalya’ya 12. kez kaybetti

29.09.2026 - 00:39

Ayvalık, Balıkesir’in en kalabalık 5’inci ilçesi oldu

28.09.2026 - 16:08
Son Makaleler

Ekosistem Dengesi ve İnsan Etkisi

90'ların Moda Rüzgarı ve Günümüz Yansımaları

Dijital Çağın Gölgesinde: Teknolojinin Psikolojik Derinlikleri

Adaletin Teminatı: Masumiyet Karinesi

Modernleşme, Ekonomik Büyüme ve Kentin Yüzünü Değiştiren Yıllar

Veri Okyanusunda Yolculuk: Dijitalleşen Dünya ve Gizemli Dijital Kölelik

Dijital Devrimin Komik Yüzü: Türk Televizyonlarının İnternetle Dansı!

Kategoriler
#BizimÇocuklar Adana Demirspor Alanyaspor Antalyaspor Asayiş Avrupa Başakşehir Basketbol Süper Ligi Beşiktaş Bilim Bodrum FK Çeviri Haberler Çevre Dizi & Film Dünya Eğitim Ekonomi Eyüpspor Fenerbahçe Galatasaray Gaziantep FK Gezi & Seyahat Göztepe Gündem Hatayspor Hava Durumu İş Dünyası Kasımpaşa Kayserispor Konyaspor Kültür & Sanat Magazin Nedir? Popüler Resmi Gazete Rizespor Sağlık Samsunspor Sinema Sivasspor Siyaset Spor Ekranı Süper Lig Tarih Teknoloji THY Euroleague Trabzonspor Trendyol 1. Lig World Superbike Yaşam Yerel Ziraat Türkiye Kupası