Popüler Gazete - Türkiye\'nin en popüler internet gazetesi!
⌂
Anasayfa ›Siyaset
Siyaset

Uluslararası toplum Sudan'daki sivil katliamına neden kayıtsız kalıyor?

HDK’nin suç döngüsü, BAE’nin gölgesindeki destek mekanizması ve ordunun zayıf karşı hamleleri arasında ezilen yine Sudanlı siviller oluyor.

Yayınlama: 29.10.2025 - 19:30 Kaynak: Haber Merkezi
Paylaş:

Sudan'ın batısındaki Kuzey Darfur eyaletinin merkezi Faşir şehri, 30 ayı aşkın süredir orduyla çatışan ve şehri Mayıs 2024'ten beri kuşatan Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) yoğun saldırısına maruz kalıyor.

“Darfur’un kalbi” olarak anılan Faşir’de yaşananlar, çatışmanın soykırım boyutuna evrildiğini gösteriyor.

Popüler Gazete'nin Middle East Eye gazetesinden aktardığına göre paramiliter HDK güçleri, Washington'daki ateşkes görüşmelerinin çökmesinden saatler sonra Faşir kentine saldırarak çok sayıda sivili öldürdü.

Faşir’deki bir ordu üssünü ele geçirerek direnişi kıran HDK milisleri, sivilleri zorla Hamideti (Muhammed Hamdan Daklu) lehine slogan atmaya zorladı, ardından birçoğunu infaz etti.

Öte yandan, orduyu destekleyen Silahlı Mücadele Hareketleri Ortak Gücü, 26 ve 27 Ekim tarihlerinde çoğu kadın, çocuk ve yaşlı olmak üzere 2 binden fazla sivilin "tüm dünyanın gözü önünde, insanlığı şok edecek bir şekilde" öldürüldüğünü bildirdi.

Sudan Doktorlar Ağı ise, HDK'nin şehirde altı sağlık personelini kaçırdığını ve serbest bırakılmaları için fidye talep ettiğini belirtti.

Darfur'un başka yerlerinde soykırım yapmakla suçlanan HDK, Faşir'i mayınlarla çevreledi, açlık çeken sivillere yardım ulaştırılmasını engelledi ve şehrin dışındaki mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdi.

Şehirde 260 binden fazla sivilin iki yıldır mahsur kaldığı, gıda ve tıbbi malzeme akışının tamamen kesildiği, halkın hayvan yemiyle hayatta kalmaya çalıştığı belirtiliyor.

HDK milisleri yalnızca Faşir’in merkezini değil, şehrin çevresindeki mülteci kamplarını da hedef alıyor. Uydu görüntüleri, son aylarda çevredeki köylerin yakıldığını ve bazı bölgelerde toplu mezarların oluştuğunu gösteriyor.

HDK’nin kökenleri ve savaşın nedenleri 

2013’te kurulan Hızlı Destek Kuvvetleri’nin kökleri, Darfur’daki isyancılara karşı savaşan Cancavid milislerine dayanıyor.

Bu geçmiş, örgütün bugünkü saldırılarının rastlantısal değil, sistematik şiddet stratejisinin bir uzantısı olduğunu gösteriyor.

Sistematik köy yakmaları, etnik temizlik ve cinsel şiddet vakaları, HDK’nin yalnızca askeri değil, demografik mühendislik amaçlı bir strateji izlediğini düşündürüyor.

Sudan’daki iç savaş, 2023 Nisan’ında ordu komutanı Abdulfettah el-Burhan ile HDK lideri Muhammed Hamdan Daklu arasındaki güç mücadelesiyle başladı.

Çatışmalar kısa sürede ülkeyi fiilen ikiye böldü: Ordu kuzey ve başkent Hartum çevresinde etkisini sürdürürken, HDK Darfur ve batı hattında kontrolü genişletti.

Faşir’e yönelik saldırı, ordu güçlerinin bölgedeki direncini kırmak ve Darfur’un tamamını HDK kontrolüne almak amacı taşıyor.

Birleşmiş Milletler’e göre savaşta şimdiye kadar en az 40 bin kişi hayatını kaybetti, 12 milyondan fazla insan yerinden oldu.

Bu, dünyanın en büyük insani krizlerinden biri olarak tanımlanıyor.

BAE’nin gölgesinde yürüyen bir vekalet savaşı

Faşir’deki saldırılar, Sudan savaşının artık sadece yerel bir iktidar mücadelesi olmadığını, bölgesel güç rekabetinin parçasına dönüştüğünü ortaya koyuyor.

BAE'nin, HDK’ye silah, para ve paralı asker desteği sağladığına dair uluslararası raporlar artıyor.

Abu Dabi’nin bu destekle Sahel ve Kızıldeniz hattında nüfuz alanı inşa etmeye çalıştığı değerlendiriliyor.

BAE desteği, HDK’nin sivil yerleşimlere yönelik saldırılarda uluslararası baskıyı göze alacak özgüveni edinmesinde etkili bir faktör olarak öne çıkıyor.

Müzakereler çöktü

Faşir'e düzenlenen saldırı, Washington'daki ateşkes görüşmelerinin çökmesinden birkaç saat sonra gerçekleşti.

Müzakerelerde, ABD ile birlikte Sudan savaşına bir çözüm bulmakla görevli dört devletten Mısır, Suudi Arabistan ve BAE'den de üst düzey yetkililer yer alıyor.

Diplomatik kaynaklara göre HDK'ye silah, para ve paralı asker sağlayan BAE, Faşir'deki durumu bir kuşatma olarak tanımlamak istemedi ve her iki tarafın da şehirdeki suçlardan eşit derecede sorumlu olduğunu öne sürdü. 

Bu tutum, Abu Dabi’nin savaşta dolaylı bir taraf haline geldiği yönündeki iddiaları güçlendirdi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Pazar günü yaptığı açıklamada, savaşa müdahale eden ve savaş taraflarına silah sağlayan tüm ülkelere bunu yapmayı bırakmaları çağrısında bulundu.

Uluslararası toplum neden sessiz?

BM ve bazı insan hakları kuruluşlarının uyarılarına rağmen, Sudan'daki savaş suçlarına karşı güçlü bir diplomatik veya insani tepki gelmiyor.

ABD ve Avrupa ülkeleri Gazze’ye yoğun diplomatik ve medya ilgisi gösterirken, Sudan’daki kriz küresel gündemde neredeyse görünmez durumda.

Bunun ardında, jeopolitik çıkarların ve medya temsiliyetinin çifte standardı yatıyor.

Gazze savaşı, güçlü semboller ve tarafların net kimlikleri nedeniyle küresel bir vicdan meselesine dönüşürken; Sudan’daki savaş, belirsiz güç merkezleri ve çıkar ilişkileri nedeniyle “yerel bir iç çatışma” gibi algılanıyor.

Bu da uluslararası kamuoyunun baskısını ortadan kaldırıyor.

Ayrıca savaşın “Afrika’nın iç meselesi” olarak sunulması, Batı’nın sorumluluk alanı dışında bir kriz olduğu algısını pekiştiriyor.

Oysa Sudan’daki çatışma, yabancı müdahalelerin ve bölgesel hesaplaşmaların tam merkezinde gelişiyor.

Faşir’deki katliam, Sudan savaşının artık kontrolsüz bir etnik temizlik sarmalına dönüştüğünü kanıtlıyor.

Uluslararası toplumun seyirci kalışı, HDK'nin cezasızlık duygusunu pekiştiriyor.

Yaptırım mekanizmalarının işletilmemesi, BAE’ye açık diplomatik uyarı yapılmaması ve orduyla sürdürülen etkisiz barış görüşmeleri, sivillerin sistematik olarak hedef alınmasına zemin hazırlıyor.

Bugün Faşir, yalnızca Sudan’ın değil, küresel vicdanın çöküşünü simgeliyor.

HDK’nin suç döngüsü, BAE’nin gölgesindeki destek mekanizması ve ordunun zayıf karşı hamleleri arasında ezilen yine Sudanlı siviller oluyor.

Bu tablo, insan hakları söylemiyle reelpolitik arasındaki derin uçurumu bir kez daha görünür kılıyor:
Sudan yanıyor, dünya bakıyor.

 

 

 

BENZER HABER

BAE bölge genelinde nasıl ayrılıkçı bir eksen oluşturdu?

# Kuzey Darfur # Sudan # Faşir # Hızlı Destek Kuvvetleri
Son Haberler

Zeki Müren, vefatının 30. yılında Bodrum’da anıldı

24.09.2026 - 19:07

Down sendromlu genç kızın temsili düğününde duygu dolu anlar yaşandı

24.09.2026 - 01:40

Öğretmenin kafa attığı çocuğun burnu kırıldı

24.09.2026 - 01:09

Datça’da serinlemek için denize giren yaşlı kadın boğuldu

24.09.2026 - 00:30

Tavşanlılı milli karateci Yüsra Bozbey İsveç’te şampiyon oldu

23.09.2026 - 11:06

Saman deposu yangını 16 saatte kontrol altına alındı

23.09.2026 - 08:29

Yelkenli teknede düzensiz göçmenler ve yabancı uyruklu 2 göçmen kaçakçısı yakalandı

23.09.2026 - 00:48

Sinema ve tiyatro oyuncusu Emin Olcay: "İnşallah bu işlerin sonucu ortaya çıkar. Yiğitlerimizin kanları yerde kalmaz"

22.09.2026 - 19:20

Taksici 920 lira beklerken hesabında servet gördü

22.09.2026 - 12:15

Suudi Arabistan Milli Günü, İstanbul’da düzenlenen resepsiyonla kutlandı

22.09.2026 - 12:02
Son Makaleler

Ekosistem Dengesi ve İnsan Etkisi

90'ların Moda Rüzgarı ve Günümüz Yansımaları

Dijital Çağın Gölgesinde: Teknolojinin Psikolojik Derinlikleri

Adaletin Teminatı: Masumiyet Karinesi

Modernleşme, Ekonomik Büyüme ve Kentin Yüzünü Değiştiren Yıllar

Veri Okyanusunda Yolculuk: Dijitalleşen Dünya ve Gizemli Dijital Kölelik

Dijital Devrimin Komik Yüzü: Türk Televizyonlarının İnternetle Dansı!

Kategoriler
#BizimÇocuklar Adana Demirspor Alanyaspor Antalyaspor Asayiş Avrupa Başakşehir Basketbol Süper Ligi Beşiktaş Bilim Bodrum FK Çeviri Haberler Çevre Dizi & Film Dünya Eğitim Ekonomi Eyüpspor Fenerbahçe Galatasaray Gaziantep FK Gezi & Seyahat Göztepe Gündem Hatayspor Hava Durumu İş Dünyası Kasımpaşa Kayserispor Konyaspor Kültür & Sanat Magazin Nedir? Popüler Resmi Gazete Rizespor Sağlık Samsunspor Sinema Sivasspor Siyaset Spor Ekranı Süper Lig Tarih Teknoloji THY Euroleague Trabzonspor Trendyol 1. Lig World Superbike Yaşam Yerel Ziraat Türkiye Kupası