Popüler Gazete - Türkiye\'nin en popüler internet gazetesi!
Anasayfa Siyaset
Siyaset

İran'ın düşman yaratma politikası nasıl işliyor?

1979 İslam Devrimi’nden beri İran, “dış düşman” söylemini rejim meşruiyetinin temel dayanaklarından biri yaptı.

Yayınlama: 02.09.2025 - 20:05 Güncelleme: 02.09.2025 - 20:55 Kaynak: Haber Merkezi
Paylaş:

İran’ın “düşman yaratma” politikası, hem iç politikada toplumsal kontrolü sağlamak hem de dış politikada jeopolitik hedeflerini güçlendirmek için kullandığı stratejik bir araç.

Popüler Gazete'nin muhalif İran basınından aktardığına göre bazen, bir hükümetin bekası için bir düşmanın varlığından daha önemli bir şey yoktur.

İster gerçek ister hayali olsun, önemli olan halkın korku duyması ve yaklaşan bir tehdidi hayal etmesidir.

Bu strateji, rejimin hem iç politikada meşruiyetini koruması hem de dış politikada elini güçlendirmesi için temel araçlardan biri haline geldi.

Tarihsel ve İdeolojik Zemin

1979 İslam Devrimi’nden bu yana İran, “dış düşman” söylemini siyasi kimliğinin merkezine yerleştirdi. ABD “Büyük Şeytan”, İsrail ise “Küçük Şeytan” olarak bu söylemin simgeleri haline geldi.

1953’teki darbe gibi tarihsel travmalar sürekli hatırlatılarak, Batı’nın İran üzerinde oyunlar kurduğu algısı canlı tutuldu.

Resmi söylemde, konuşmalarda ve medyada sürekli olarak komplo kuran, kaos çıkaran, gençliği yozlaştırmaya çalışan “düşman” figürü öne çıkarıldı.

Zamanla  iç ve dış düşmanların listesi genişledi: ABD ve İsrail’den Avrupa Birliği’ne, Bahailerden protestocu kadınlara, gazetecilerden öğretmenlere kadar birçok grup rejimin hedef tahtasına yerleştirildi.

İç Politikada Kullanımı

Ekonomik kriz, yolsuzluk veya toplumsal huzursuzluk dönemlerinde, dış düşman söylemi daha fazla ön plana çıkarıldı.

İç muhalefet, “rejime değil, ülkeye karşı hareket eden yabancı ajanlar” olarak damgalandı.

Bu yöntemle protestolar meşru talepler olmaktan çıkarılarak, “yabancı provokasyonu” olarak sunuldu ve sert müdahaleler gerekçelendirildi.

Şii kimliği ve “direniş ekseni” ideolojisi, bu stratejiye dini-ideolojik bir çerçeve kazandırarak toplumsal sadakati pekiştirdi.

Dış Politikada Araçsallaştırma

İran yalnızca söylemde değil, sahada da “düşman varlığını” diri tutuyor.

ABD üslerine karşı söylemler, İsrail ile yürütülen vekalet savaşları ve Lübnan'da Hizbullah, Yemen'de Husiler, Irak-Suriye’deki Şii milis yapılar bu stratejinin parçası.

Bu unsurlar hem caydırıcılık sağlıyor, hem de “düşman kuşatması” tezini destekliyor.

Aynı zamanda Tahran, Batı ile müzakerelerde bu “gerilim atmosferini” koz olarak kullanıyor.

Yaptırımların kaldırılması ya da tavizlerin elde edilmesi için düşman algısı diplomatik manevra aracı haline geliyor.

Düşman Algısının Üretimi

Devlet televizyonunda, dini liderin hutbeleri ve güvenlik raporları üzerinden “tehdit hikayeleri” üretiliyor.

Sınır çatışmaları, suikast girişimleri veya siber saldırılar kamuoyuna “ulusal varlığa saldırı” olarak sunuluyor.

“Düşman kapıda” algısı, halkı reform talebinden uzaklaştırıyor ve  rejimin etrafında kenetlenmeye çağrılıyor.

İran’ın düşman yaratma politikası, kısa vadede rejim konsolidasyonunu ve dış politikada caydırıcılığı artırıyor.

Ancak uzun vadede, ekonomik izolasyon, diplomatik yalnızlık ve toplumsal yabancılaşma riskini beraberinde getiriyor.

Rejim, bu dengeyi “kontrollü gerilim” stratejisiyle yönetmeye çalışıyor, düşman imajı tamamen yok olmuyor, ama savaş eşiğini aşmayan bir seviyede tutuluyor.

Düşman yaratma politikasının etkisi azaldı mı?

1979’dan bu yana sürekli düşman söylemiyle büyüyen kuşaklar, bu retoriği artık inandırıcı bulmuyor.

Sosyal medya üzerinden alternatif bilgiye ulaşabilmeleri, devletin anlatısını kırıyor.

Enflasyon, işsizlik, yolsuzluk ve kötü yönetim gibi sorunlar, dış düşman anlatısının “ekonomik kriz bahanesi” olarak görülmesine yol açıyor.

Halk arasında “ABD ve İsrail düşman olabilir ama bizim yöneticilerimiz ne yapıyor?” sorusu daha sık sorulmaya başladı.

Kontrollü Gerilim Stratejisi

Ancak İran liderliği için “düşmansız siyaset” neredeyse imkansız, çünkü ideolojik yapı bu söylem üzerine kurulu.

Ancak “düşman yaratma” politikası artık rejimi otomatik olarak kurtaran sihirli bir araç olmaktan çıktı.

Rejim, kontrollü bir gerilim stratejisiyle düşman algısını sürdürmeye çalışıyor: tehdit algısı canlı tutuluyor, fakat savaş eşiğini aşmayan bir seviyede yönetiliyor.

Bu politika artık “rejimi otomatik olarak kurtaran” sihirli bir araç değil, ancak rejim refleksleri ve ideolojik altyapı nedeniyle tümüyle terk edilmesi de beklenmiyor.

Uzmanlara göre bu strateji kısa vadede rejim konsolidasyonunu sağlasa da, uzun vadede İran’ı ekonomik izolasyon, diplomatik yalnızlık ve toplumsal yabancılaşma riskleriyle karşı karşıya bırakıyor.

Sonuç olarak, İran’ın “düşman yaratma” politikası bugün hala rejimin ayakta kalmasını sağlayan bir araç olsa da, toplumsal inandırıcılığını yitirdikçe giderek daha maliyetli ve sürdürülemez bir stratejiye dönüşüyor.

 

 

 

 

 

# iran # jeopolitik # düşman yaratma # Abd # İsrail # hizbullah # Husiler
Son Haberler

Başakşehir’de sokak ortasında silahlı saldırı

21.09.2026 - 16:00

TEKNOFEST Jet Motor Tasarım Yarışması finali Diyarbakır’da tamamlandı

21.09.2026 - 10:08

Cizre’deki galibiyet kutlamalarında 3 iş yeri ve 1 araç yandı: 1 itfaiye eri yaralandı

21.09.2026 - 07:13

Mardin’de 13 yaşındaki çocuğun ölümüyle ilgili kuzeni gözaltına alındı

21.09.2026 - 01:39

Vincenzo Italiano: "Maça kötü başladık, onlar da bunu çok iyi kullandı"

21.09.2026 - 01:19

Berlin Eyalet Başbakanı olması beklenen Elif Eralp: "Hep beraber tarih yazdık"

21.09.2026 - 00:15

Oyuncu Gülsen Tuncer son yolculuğuna uğurlandı

20.09.2026 - 14:19

Melih Kabasakal: "Lige çok iyi başlayamamıştık ama bugün kazanıp bu ligde iddialı olduğumuzu göstermek zorundaydık"

20.09.2026 - 00:25

İstanbul Valiliğinden Büyükçekmece’deki göçükle ilgili açıklama: 3 kişi gözaltına alındı

20.09.2026 - 00:05

Emre Belözoğlu: "Geçen sezon ile bu sene arasındaki farkımız dinamizmimiz"

19.09.2026 - 00:49
Son Makaleler

Ekosistem Dengesi ve İnsan Etkisi

90'ların Moda Rüzgarı ve Günümüz Yansımaları

Dijital Çağın Gölgesinde: Teknolojinin Psikolojik Derinlikleri

Adaletin Teminatı: Masumiyet Karinesi

Modernleşme, Ekonomik Büyüme ve Kentin Yüzünü Değiştiren Yıllar

Veri Okyanusunda Yolculuk: Dijitalleşen Dünya ve Gizemli Dijital Kölelik

Dijital Devrimin Komik Yüzü: Türk Televizyonlarının İnternetle Dansı!

Kategoriler
#BizimÇocuklar Adana Demirspor Alanyaspor Antalyaspor Asayiş Avrupa Başakşehir Basketbol Süper Ligi Beşiktaş Bilim Bodrum FK Çeviri Haberler Çevre Dizi & Film Dünya Eğitim Ekonomi Eyüpspor Fenerbahçe Galatasaray Gaziantep FK Gezi & Seyahat Göztepe Gündem Hatayspor Hava Durumu İş Dünyası Kasımpaşa Kayserispor Konyaspor Kültür & Sanat Magazin Nedir? Popüler Resmi Gazete Rizespor Sağlık Samsunspor Sinema Sivasspor Siyaset Spor Ekranı Süper Lig Tarih Teknoloji THY Euroleague Trabzonspor Trendyol 1. Lig World Superbike Yaşam Yerel Ziraat Türkiye Kupası