Popüler Gazete - Türkiye\'nin en popüler internet gazetesi!
Anasayfa Siyaset
Siyaset

İran'da rejim değişikliği Rusya için ne anlama gelir?

ABD-İsrail'in olası saldırısı, Rusya’yı tarafsız kalamayacağı bir bölgesel çatışmanın içine çekme riski taşıyor.

Yayınlama: 09.02.2026 - 19:13 Kaynak: Haber Merkezi
Paylaş:

ABD, İran’a yönelik olası bir askeri saldırı için tüm birliklerini stratejik mevzilere konuşlandırıyor. Ancak bu hazırlığın tam olarak ne tür bir operasyonu kapsadığı ve nihai hedefinin ne olduğu henüz netleşmiş değil.

Anton Mardasov imzalı analize göre ABD’nin sahaya yığdığı askeri kapasite, gerektiğinde İran’ın sivil ve askeri liderliğini hedef alabilecek düzeye ulaşmış durumda.

İstihbarat faaliyetleri yoğunlaştırılırken, denizaltılar ve yüzey savaş gemileri bölgeye sevk ediliyor, savaş uçakları ise Orta Doğu’daki ileri üs havaalanlarına taşınıyor.

Buna rağmen kritik sorular yanıtsızlığını koruyor: Bu askeri yığınağın asıl amacı ne? Ne kadar güç kullanılacak? Olası bir müdahale İsrail’i de doğrudan kapsayacak mı? Tahran’ın misilleme ihtimali de masada.

İran’ın İsrail’deki hedeflere ve muhtemelen Orta Doğu’daki ABD üslerine orta menzilli balistik füzelerle karşılık vermesi beklenebilir.

Bu nedenle bölgedeki ABD ve müttefik güçler, füze savunma sistemlerini tam kapasite devreye sokmuş durumda.

Masadaki seçeneklerden biri, ABD ve İsrail’in birleşik askeri baskısını uzun süreli bir stratejiye dönüştürerek İran’ı yıpratmak ve ekonomisini daha da zor durumda bırakmak.

Nitekim Haziran 2025’te yaşanan ve “12 günlük savaş” olarak anılan çatışma sırasında hem ABD hem de İsrail, İran’ı hedef almıştı.

İsrail, operasyonun başında İran’ın hava savunma sistemlerini büyük ölçüde etkisiz hale getirerek saldırıları nispeten risksiz biçimde gerçekleştirmişti.

Buna karşılık İran yüzlerce balistik füze fırlatmış, ancak bunların büyük bölümü havada imha edilmişti.

Tahran o dönemde çatışmayı tırmandırmamayı tercih etmişti. Oysa İran ordusu, İsrail savaş uçaklarının İran semalarında bu kadar derin operasyon yapmasını mümkün kılan yakıt ikmal tankerlerini hedef alabilirdi.

Yeni bir çatışmada bu tutumun değişmesi mümkün.

Bu nedenle ABD, ana kuvvetlerini İran füzelerinin menzili dışında tutmayı ve deniz unsurlarını güçlü savunma hatlarıyla korumayı planlıyor.

Yine de bölgedeki ABD üsleri, İsrail toprakları ve Körfez’deki petrol altyapısı İran füzelerinin menzili içinde bulunuyor.

İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in “ABD'liler bir savaş başlatırsa bunun bu kez bölgesel bir savaşa dönüşeceğini bilmelidir” sözleri bu gerilimin boyutunu açıkça ortaya koyuyor.

İran’ın Irak’ta da güçlü bir vekil ağları bulunuyor. Harakat Hizbullah el-Nujaba, Kataib Hizbullah ve Bedir Örgütü gibi gruplar İran’ın bölgesel nüfuzunun önemli araçları.

Irak’taki İran yanlısı Saraya Awliya al-Dam örgütü ise yakın zamanda 86 kilometre menzilli İran yapımı Ababil-Arman güdümlü füzelerini barındıran yeraltı üssünü sergiledi.

Ancak buna rağmen ABD-İsrail askeri üstünlüğü o denli büyük ki, askeri anlamda İran’ın galip çıkmasını bekleyen çok az kişi var.

İran’ın askeri ve siyasi liderliğinin hedef alınması ihtimali gerçekçi bir senaryo. Ancak bu durumun tek başına rejim değişikliği yaratması pek olası görünmüyor; zira İran muhalefeti parçalı ve zayıf durumda.

Üstelik İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’nin geçen ay Venezuela’ya yönelik müdahalesini dikkatle izledi ve benzer bir senaryoya karşı önlemler almaya başladı. Bu süreç, ülkedeki reformcu kesimlerin daha sert biçimde bastırılmasına kadar gidebilir.

Rusya açısından anlamı ne?

Olası bir ABD-İsrail saldırısı Rusya açısından da önemli sonuçlar doğuracak.

Moskova, 12 günlük savaş sırasında büyük ölçüde mesafeli durmuş ve yalnızca diplomatik kınamayla yetinmişti.

Ancak bugün Rusya, Ukrayna savaşında kullanılan insansız hava araçlarını sağlayan İran rejimini daha aktif biçimde destekleme eğiliminde.

Rusya geçen ay İran güvenlik güçlerinin protestoculara müdahalesine de dolaylı destek verdi.

Son dönemde Rus askeri nakliye uçakları (An-124-100 ve Il-76TD) ile Çin uçaklarının İran’a askeri kargo taşıdığı biliniyor.

Sosyal medyada Mi-28 saldırı helikopterlerinin görüntüleri yayımlandı; Aralık ayında ise onlarca Rus Spartak zırhlı aracının İran’a ulaştığına dair fotoğraflar paylaşıldı.

Bu teslimatlar, ABD-İsrail askeri kapasitesi karşısında sınırlı kalsa da sembolik ve siyasi anlam taşıyor.

Sadece iyi gün müttefikleri mi?

İran medyasına göre, Şubat ortasında Kuzey Hint Okyanusu’nda İran, Çin ve Rusya arasında ortak deniz tatbikatları yapılacak.

Bu, üç ülkenin 2019’dan bu yana gerçekleştirdiği sekizinci ortak tatbikat olacak.

Moskova ve Tahran, Batı yaptırımları altında benzer ekonomik baskılarla karşı karşıya. Rusya özellikle petrol ticaretinde İran’ın yaptırımları aşma deneyiminden faydalanıyor.

Bununla birlikte, İran-Çin-Rusya ilişkilerinin derinliği abartılmamalı. 2025’te Rusya-İran ticaret hacmi sadece 4,8 milyar dolar iken, Rusya’nın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile ticareti 12 milyar doları aşmış durumda.

Rusya ve Çin açısından İran’da rejim değişikliğinin en büyük riski, ortaya çıkabilecek iktidar boşluğu ve bölgeden geçen ticaret koridorlarının çökmesi.

Bu hat, Moskova’nın Ortadoğu’daki varlığının son yıllarda dayandığı stratejik bir eksen haline gelmişti.

Kremlin, İran’ı taktiksel bir ortak olarak görüyor; ancak dini yapısı nedeniyle stratejik müttefik saymıyor.

Bu hafta Kremlin, İran çevresindeki gerilimi düşürmeye çalıştığını ve İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu kendi topraklarında depolamayı teklif ettiğini açıkladı.

Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov bu öneriyi “birçok ülke için rahatsızlık yaratan unsurları ortadan kaldıracak bir adım” olarak nitelendirdi.

Sonuç olarak, olası bir ABD–İsrail saldırısı, Rusya için İran’ı kaybetmeden Batı’ya karşı dengeleme siyaseti yürütme zorunluluğunu artıracak.

Aynı zamanda, Moskova’yı hem daha riskli bir jeopolitik pozisyona hem de Ortadoğu’da daha derin bir angajmana itebilecek bir stratejik sınav anlamına gelecektir.

Bu durum, Rusya’yı tarafsız kalamayacağı bir bölgesel çatışmanın içine çekme riski taşıyor.
 
 
 
 

# Abd # rusya # i̇ran # İsrail # Anton Mardaso # Devrim Muhafızları
Son Haberler

Rusya Büyükelçisi Vershinin, Nâzım Hikmet sergisini gezdi

15.09.2026 - 10:59

Erzurum’dan ABD’ye bilim yolculuğu

15.09.2026 - 09:03

İstanbul’da trafik yoğunluğu okulların ikinci gününde arttı

15.09.2026 - 08:25

Kayserispor-İstanbulspor maçı seramonisinde Down sendromlu minik kalpler vardı

15.09.2026 - 04:10

Fenerbahçe’nin 12 maçlık galibiyet serisi sona erdi

15.09.2026 - 01:27

A Milli Erkek Voleybol Takımı, Romanya’ya mağlup oldu

15.09.2026 - 00:18

Salah’tan Trabzon turu

15.09.2026 - 00:14

Uzmandan masa başı çalışanlara uyarı: "Omurganız için 15 dakikada bir hareket edin"

14.09.2026 - 11:29

Tramvayı kaçıran anne ve engelli oğluna polisten yardım eli

14.09.2026 - 02:08

Okan Buruk: "Sporting maçında VAR’a çağırmayan Alman hakemin, ben olsam hakemlik hayatını bitiririm"

14.09.2026 - 00:39
Son Makaleler

Ekosistem Dengesi ve İnsan Etkisi

90'ların Moda Rüzgarı ve Günümüz Yansımaları

Dijital Çağın Gölgesinde: Teknolojinin Psikolojik Derinlikleri

Adaletin Teminatı: Masumiyet Karinesi

Modernleşme, Ekonomik Büyüme ve Kentin Yüzünü Değiştiren Yıllar

Veri Okyanusunda Yolculuk: Dijitalleşen Dünya ve Gizemli Dijital Kölelik

Dijital Devrimin Komik Yüzü: Türk Televizyonlarının İnternetle Dansı!

Kategoriler
#BizimÇocuklar Adana Demirspor Alanyaspor Antalyaspor Asayiş Avrupa Başakşehir Basketbol Süper Ligi Beşiktaş Bilim Bodrum FK Çeviri Haberler Çevre Dizi & Film Dünya Eğitim Ekonomi Eyüpspor Fenerbahçe Galatasaray Gaziantep FK Gezi & Seyahat Göztepe Gündem Hatayspor Hava Durumu İş Dünyası Kasımpaşa Kayserispor Konyaspor Kültür & Sanat Magazin Nedir? Popüler Resmi Gazete Rizespor Sağlık Samsunspor Sinema Sivasspor Siyaset Spor Ekranı Süper Lig Tarih Teknoloji THY Euroleague Trabzonspor Trendyol 1. Lig World Superbike Yaşam Yerel Ziraat Türkiye Kupası