Fransa’da bir araya gelen G7 ülkelerinin liderleri tarafından yayımlanan ortak bildiride, "Lübnan’da, derhal sağlanacak güçlü bir ateşkes yoluyla, Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına yönelik Lübnan liderliğinin çabalarını ve uygun uluslararası güvenlik garantileriyle Lübnan’ın toprak bütünlüğü ile egemenliğinin korunmasını destekliyoruz" denildi.

İsviçre sınırında Cenevre Gölü kıyısındaki Evian kentinde bir araya gelen G7 ülkeleri ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, Japonya, Kanada ve İtalya’nın liderleri, jeopolitik konulara ilişkin ortak bildiri yayımladı.

Bildiride, "Biz G7 liderleri olarak, Ukrayna’nın özgürlüğünü, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmasına yönelik sarsılmaz desteğimizde birlik içindeyiz. Kritik altyapısına ve kültürel mirasına yönelik saldırılardan zarar gören Ukrayna halkıyla dayanışmamızı yeniden teyit ediyoruz. Ukrayna’nın son aylarda savaş alanında gösterdiği direnci ve kaydettiği ilerlemeyi takdir ediyor ve artık yeni bir ivmenin bulunduğunu vurguluyoruz. Bu yeni ivmeyi desteklemek ve hızlandırmak amacıyla, hava savunma kapasitesinin, ilave sistemlerin ve önleyici unsurların yanı sıra uzun menzilli kabiliyetlerin teslimatını artırma konusunda mutabıkız. Ayrıca Ukrayna’nın askeri üretimini artırmasına imkan verecek lisanslardan yararlanmasının genişletilmesini değerlendirmeye de hazırız" denildi.

"Rus savaş ekonomisi üzerindeki baskıyı artırmayı taahhüt ediyoruz"

Enerji dayanıklılığının önemine vurgu yapılan bildiride, "Ülkenin gelecek kışı atlatabilmesi için ilave destek sağlamayı kabul ediyoruz. Rus savaş ekonomisi üzerindeki baskıyı artırmayı taahhüt ediyoruz. Bu kapsamda petrol ve gaz sektörlerine yönelik olanlar da dahil olmak üzere yaptırımlarımızı güçlendireceğiz. Başkan Trump’ın yeniden Hürmüz Boğazı’nın açılmasına yönelik desteklediğimiz bir anlaşma sağlamış olması nedeniyle bunun ilave tedbirler için doğru zaman olduğunu değerlendiriyoruz" ifadelerine yer verildi.

Orta Doğu’daki gelişmelerin de değerlendirildiği ortak bildiride, "Orta Doğu’da şu anda mevcut olan ilerlemeyi ve fırsatı kabul ediyoruz. Başkan Trump’ın güçlü liderliği altında ve arabulucu ülkelerin desteğiyle sağlanan ABD ile İran arasındaki anlaşmanın duyurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Bu anlaşma, İran’ın herhangi bir nükleer silah edinmesini önlemek ve bölgesel ile balistik faaliyetleriyle bağlantılı tehditleri ele almak için tarihi bir fırsat sunmaktadır. Anlaşmanın uygulanmasını destekliyor ve buna katkıda bulunmaya hazırız" değerlendirmesi yapıldı.

"İran’ın hiçbir zaman nükleer silah elde etmeyeceğini yeniden teyit ediyoruz"

Hürmüz Boğazı’ndan kısıtlama veya geçiş ücreti olmadan transit geçiş hakkının, uluslararası ticaretin temel taşı olduğuna vurgu yapılan bildiride, "Fransa ve İngiltere liderliğindeki çok uluslu, bağımsız ve savunma amaçlı girişimin, ticaret gemilerini koruyarak, ticari deniz taşımacılığı işletmecilerine güven vererek ve tüm mayınların temizlendiğinin doğrulanmasına destek sağlayarak Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin yeniden başlamasını kolaylaştırmada önemli bir rol oynayabileceği konusunda hemfikiriz. Başkan Trump tarafından sağlanan Mutabakat Zaptı’nın ardından, bölgedeki herkes için barış ve güvenlik getirebilecek güçlü ve kapsamlı bir diplomatik takip anlaşmasını güçlü şekilde destekliyoruz. Bu amaçla yürütülecek müzakerelerin, İran’ın bölgede ve ötesinde oluşturduğu tehditleri ele alması ve İran’ın hiçbir zaman nükleer silah elde etmemesini sağlaması gerektiğinin altını çiziyoruz. Böyle bir müzakerenin, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) dahil ilgili bölgesel ve uluslararası ortakların katkılarından fayda sağlayacağı konusunda hemfikiriz. İran’ın hiçbir zaman nükleer silah elde etmeyeceğini yeniden teyit ediyoruz" denildi.

"Gazze’de insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının hızlı şekilde uygulanmasını hızlandıracağız"

Lübnan ve Gazze konusuna da değinen liderler bildiride, "Lübnan’da, derhal sağlanacak güçlü bir ateşkes yoluyla, Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına yönelik Lübnan liderliğinin çabalarını ve uygun uluslararası güvenlik garantileriyle Lübnan’ın toprak bütünlüğü ile egemenliğinin korunmasını destekliyoruz. Gazze’de insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarını ve ilgili siyasi ve güvenlik tedbirlerinin hızlı şekilde uygulanmasını hızlandıracağız. Batı Şeria’daki şiddetin sona erdirilmesi çağrısında bulunuyoruz. Hürmüz Boğazı’na yönelik küresel kırılganlığı azaltmak ve enerji stoklarımızı artırmak amacıyla enerji tedarik yollarının çeşitlendirilmesini hızlandırmayı taahhüt ediyoruz. Kanada’nın önümüzdeki yıllarda küresel piyasalara önemli ölçüde ilave kapasite sağlayabilme potansiyelini memnuniyetle karşılıyoruz" ifadelerini kullandı.

"Statükoyu güç kullanarak değiştirmeye yönelik her türlü tek taraflı girişime karşı olduğumuzu yeniden teyit ediyoruz"

Hukukun üstünlüğüne dayalı özgür ve açık bir Hint-Pasifik bölgesinin önemine vurgu yapılan bildiride, "Özellikle Doğu ve Güney Çin Denizleri ile Tayvan Boğazı genelinde, statükoyu güç kullanarak veya baskı yoluyla değiştirmeye yönelik her türlü tek taraflı girişime karşı olduğumuzu yeniden teyit ediyoruz. Bu meseleler yalnızca diyalog ve barışçıl şekilde çözülmelidir" açıklaması yapıldı.

"Kuzey Kore’nin tamamen nükleer silahlardan arındırılmasına yönelik taahhüdümüzü yeniden teyit ediyoruz"

Kuzey Kore’nin nükleer ve balistik füze programlarının endişe verici olduğu belirtilen bildiride, "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda Kuzey Kore’nin tamamen nükleer silahlardan arındırılmasına yönelik taahhüdümüzü yeniden teyit ediyoruz. Kuzey Kore’ye kaçırılan kişiler meselesini derhal çözmesi çağrısında bulunuyoruz. Kuzey Kore’nin kripto para hırsızlıkları ve siber suçlarıyla ortak şekilde mücadele edilmesi gereğini yineliyoruz. Çin’in katılımıyla, Başkan Macron tarafından 11 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen Küresel Büyüme için Yakınlaşma Zirvesi’ni memnuniyetle karşılıyoruz. Büyük ve kalıcı küresel dengesizliklerin nedenleri ve bunların ele alınması gerekliliği konusunda diğer büyük ekonomilerle yakınlaşmaya yönelik ortak çıkarımızı yeniden teyit ediyoruz. Bu çabaları, Amerika Birleşik Devletleri’nin ev sahipliği yılı boyunca G20 bünyesinde ve diğer ilgili platformlarda sürdürmeye devam edeceğiz" denildi.