Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’na görüntü kaydıyla hitap ederek, "İsrail aşırıcılığı, sömürgeci projesini sözde Büyük İsrail’i kurmaya doğru genişletmeyi ve Filistin varlığını tamamen ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Bugün sizi uyarıyoruz, bir Nakba’ya daha izin vermeyin. 1948’de yaşananlara benzer yeni katliamlara izin vermeyin. İsrail işgal güçleri tarafından korunan çetelerin insanlar evlerinde uyurken Filistinlilerin evlerini yakmasına izin vermeyin" dedi.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, BM 81. Genel Kurulu’na görüntü kaydı aracılığıyla hitap etti.
ABD’nin Filistinli yetkililere üst üste ikinci yıl vize vermeyişi nedeniyle şahsen BM Genel Kurulu’na katılamayan Abbas, önceden kaydedilen görüntüyle ulaştırılan konuşmasının başında Filistinli yetkililere yönelik ayrımcı uygulamaya tepki gösterdi. Abbas, "Bu hukuka aykırı, cezalandırıcı tedbirleri reddediyoruz ve bunların dayandırıldığı suçlamaları ve gerekçeleri de reddediyoruz" dedi.
ABD’ye kendilerine uygulanan vize yaptırımlarını kaldırma çağrısı yapan Abbas, "Filistin heyetinin BM merkezine erişiminin engellenmesi, ABD’nin ev sahibi ülke olarak yükümlülüklerinin ihlalidir. Bu nedenle ABD yönetimine bu yaptırım ve kısıtlamaları kaldırma çağrısında bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.
"Filistin halkı, tarihinin en tehlikeli dönemlerinden birini yaşıyor"
Dünya halklarına hitabında Abbas, "Filistin halkı, tarihinin en tehlikeli dönemlerinden birini yaşıyor. Bu onlarca yıllık tarihi adaletsizliğin, yerinden edilmenin, mülteci durumuna düşmenin, işgalin ve halkımızın kendi geleceğini tayin, özgürlük ve bağımsızlık gibi temel haklardan mahrum bırakılmasının ardından geliyor. Gazze Şeridi’nde halkımız, İsrail işgal güçlerinin eliyle öldürme, yıkım ve aç bırakma uygulamaları ile yerinden etme teşebbüslerine maruz kalıyor. Halkımız, benzeri görülmemiş bir insani felakete yol açan bir soykırım savaşıyla karşı karşıya. Mahalleler, şehirler, kamplar, kurumlar, okullar, üniversiteler, hastaneler, camiler ve kiliseler yıkıldı. Hayatın tüm temel gereklilikleri ve gelecek nesillerin istikbali hedef alındı" dedi.
İşgal altındaki Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’da yerleşimlerin genişletilmeye devam edildiğini, Batı Şeria’nın parçalandığını, Kudüs’ün ise izole edilerek "Yahudileştirildiğini" söyleyen Abbas, "İşgal güçlerinin koruması altında hareket eden yerleşimcilerin uyguladığı terör tırmanıyor. Toprakları gasp ediyor, evleri yıkıyor, kontrol noktaları kuruyor ve baskınlar yapıyorlar. Bütün bunlar ırkçılık, etnik temizlik ve devlet terörü üzerine kurulu yasalar, tedbirler ve uygulamalar sistemi altında gerçekleştiriliyor" dedi.
"Gazze’de, Batı Şeria’da ve Doğu Kudüs’te yaşananlar birbirinden bağımsız olaylar değil"
Uluslararası topluma yıllardır İsrail’in bu politikalarının iki devletli çözümü yok edeceği uyarılarında bulunduklarını söyleyen Filistin Devlet Başkanı Abbas, "Bugün yaşanan tam da bu. Şimdi, önümüzde bulunan daha büyük bir tehlike konusunda uyarıda bulunuyoruz. Bu tehlike, uluslararası toplumun harekete geçmesini gerektiriyor. Tehlike artık yalnızca iki devletli çözümün altını oymak ve Filistin devletinin kurulmasını engellemekle sınırlı değil. Bu durum artık Filistin halkının kendi vatanındaki yaşamı ve varlığını tehdit eder hale geldi. Gazze’de, Batı Şeria’da ve Doğu Kudüs’te yaşananlar birbirinden bağımsız olaylar değil. Bunlar, Filistinlilerin kendi vatanlarında yaşamalarını zorlaştırmayı ve onları ayrılmaya zorlamayı amaçlayan kötü niyetli, sömürgeci bir planın parçaları" dedi.
Filistin Devlet Başkanı Abbas, "Bugün sizi uyarıyoruz, bir Nakba’ya daha izin vermeyin. 1948’de yaşananlara benzer yeni katliamlara izin vermeyin. İsrail işgal güçleri tarafından korunan çetelerin insanlar evlerinde uyurken Filistinlilerin evlerini yakmasına izin vermeyin. Çocuklarımızın korku ve tehdit altında yaşamasına izin vermeyin" dedi.
"Büyük İsrail" uyarısı
BM Genel Kurulu’na hitabında Abbas, "Uluslararası toplum Filistin halkını korumak, onların topraklarında varlıklarını sürdürmelerini güvence altına almak, İsrail işgaline son vermek ve uluslararası meşruiyet temelinde iki devletli çözümü hayata geçirmek için daha neyi bekliyor?" dedi.
İsrail işgalini sona erdirmek ve iki devletli çözümü uygulamak için adım atılması çağrısında bulunan Abbas, "İsrail aşırıcılığı, sömürgeci projesini sözde Büyük İsrail’i kurmaya doğru genişletmeyi ve Filistin varlığını tamamen ortadan kaldırmayı amaçlıyor" ifadelerini kullandı.
Trump’a Gazze çağrısı
ABD Başkanı Donald Trump’ın 20 maddelik barış planını memnuniyetle karşıladıklarını da kaydeden Abbas, saldırıların durması, işgal güçlerinin Gazze’den çekilmesi ve Gazze’nin yeniden inşasının başlaması konusunda hiçbir adımın sahada karşılık bulmadığından şikayet etti. Abbas, "İsrail’in öldürme ve saldırıları Gazze’de erkeklerin, kadınların ve çocukların hayatını almaya devam ediyor" dedi.
Barış Kurulu’nun tesisinin üzerinden neredeyse bir yıl geçtiği ve 2027 yılının sonuna kadar belirlenen geçiş döneminin sona ermesine neredeyse bir yıl kaldığını ifade eden Abbas, "Daha fazla zaman kaybetmek yerine Gazze barış anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının hızlandırılmasını talep ediyoruz. Geçiş döneminin açık uçlu ya da kalıcı bir duruma dönüşmesine izin verilmemeli. Açık ve süreye bağlı bir siyasi perspektif bulunmalı" ifadelerini kullandı.
Bu süreçle Gazze, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’nın Filistin Devleti’nin meşru kurumlarının otoritesi altında yeniden birleşmesi gerektiğini açıklayan Abbas, "Bu, tek devlet, tek hükümet, tek hukuk ve silah taşıma yetkisine sahip tek meşru yapı prensibi doğrultusunda olmalı" dedi.
İsrail’in Kudüs’teki Mescid-i Aksa ve El-Halil’deki İbrahim Camii dahil kutsal mekanlara saldırılarına da tepki gösteren Filistinli lider, İsrail’in BM kurumlarına saldırılarını da kınadı. Batı Şeria’yı bölen yasa dışı "E1" yerleşim planına da değinen Abbas, "Bu plan, Batı Şeria’nın kuzeyini güneyinden ayırmayı, Doğu Kudüs’ü Filistinli çevresinden izole etmeyi ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti’nin tesisini engellemeyi amaçlıyor. Bu durum, BM Güvenlik Konseyi’nin acil müdahalesini gerektiriyor" dedi.
İngiltere ve 12 ülkenin iki devletli çözümü korumak ve İsrailli yasa dışı yerleşimcilerin ürünlerini yasaklamak amacıyla attığı adımları da memnuniyetle karşıladıklarını açıklayan Abbas, "Ayrıca Başkan Trump’a geçtiğimiz Eylül ayında Arap ve İslam ülkelerinin liderlerine verdiği, Filistin topraklarının ilhakını önleme ve yerinden edilmeyi reddetme yönündeki taahhütlerini yerine getirmesi çağrısında bulunuyoruz" dedi.
Filistin’in sivillere yönelik saldırılar kimden gelirse gelsin karşı çıktığını, terörizmi ve aşırıcılığı reddettiğini, antisemitizm ve ırkçılıkla mücadele ettiğini ve barış, diyalog ve birlikte yaşam kültürüne inandığını vurgulayan Abbas, "Hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına saygı gösteren demokratik bir Filistin Devleti istiyoruz. İsrail Devleti’nin yanında güvenlik ve barış içinde yaşayan, askeri olmayan bir devlet" dedi.
"Filistin halkı kendi toprağında kalacak"
İki devletli çözümü kurtarmanın Filistin’in kurulacağı topraklar ve Filistin halkını korumakla başladığını da ifade eden Abbas, "Filistin halkı kendi toprağında kalacak. Filistin halkı yerinden edilmeyi kabul etmeyecek ve ortadan kaybolmayacak" dedi.
İşgal, yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesi ve yerleşimci terörü ile çözüm ve kalıcı güvenliğin mümkün olmadığını ifade eden Abbas, "Aynı zamanda beklemeye devam etmeyeceğiz. İsrail işgal devletinin hükümetlerinin bizim adımıza vereceği hiçbir kararı kabul etmeyeceğiz. Bizim adımıza karar verme hakları yok" şeklinde konuştu.
Filistin’i tanıyan 160 ülkeye de teşekkür eden Abbas, Filistin Devleti’ni henüz tanımayan ülkelere de bunu yapması çağrısında bulundu.