DOLAR 43.89 ₺
EURO 51.86 ₺
STERLIN 59.39 ₺
G.ALTIN 7,307.78 ₺
Ç.ALTIN 12,094.78 ₺
BTC 67,974.77 $
ETH 2,049.32 $
BİST 0.00

    ABD ve İran'ın savaşın eşiğinde olmasının 6 nedeni nedir?

    SiyasetDünyaÇeviri Haberler
    Yayınlama: 26 Şubat 2026 Perşembe 19:30 Kaynak: Haber Merkezi

    ABD’nin önümüzdeki günlerde atacağı adım, yalnızca İran ile ilişkileri değil, Ortadoğu’daki güç dengelerini ve küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkileme potansiyeline sahip.

    ABD ve İran'ın savaşın eşiğinde olmasının 6 nedeni nedir?

    ABD’nin İran’a birkaç gün içinde saldırması beklenirken, Washington ile Tahran arasında yürütülen diplomatik temaslar belirsizlik üretmeye devam ediyor.

    Popüler Gazete'nin Al Hadath gazetesinden aktardığı analize göre ABD ve İran arasında yapılan ikinci tur müzakerelerde bazı ilerlemeler kaydedildiğinden söz ediliyor.

    Buna rağmen, Beyaz Saray’dan gelen açıklamalar tabloyu karmaşıklaştırdı ve Washington’un önümüzdeki günlerde nasıl bir adım atacağına ilişkin soru işaretlerini artırdı.

    Umman’ın himayesinde Cenevre’de gerçekleştirilen görüşmelerin ardından Beyaz Saray, “İran’a karşı bir saldırı başlatmayı haklı çıkaracak birçok neden ve argüman sunulabileceğini” belirtti.

    Bu açıklama, diplomasi kapısının açık tutulduğu mesajıyla birlikte askeri seçeneğin de güçlü biçimde masada olduğunu ortaya koydu.

    Walla haber sitesi, Washington’ın bölgeye iki uçak gemisi, yüzlerce savaş uçağı ve 150’den fazla kargo uçağı sevk ettiğini ileri sürerken, İsrail’de de birkaç gün içinde bir çatışma ihtimaline karşı hazırlık yapıldığı belirtildi.

    Axios haber sitesi ise ABD ile İran arasında yakın zamanda bir savaş çıkabileceğine işaret eden altı temel gerekçe sıraladı ve Başkan Donald Trump’ın askeri bir operasyon kararı alabileceğine dair çeşitli göstergeler bulunduğunu yazdı.

    1- Uzun vadeli nükleer çatışma

    Birinci gerekçe, uzun süredir devam eden nükleer gerilim.

    ABD ve İran aylardır aralıklı olarak nükleer anlaşma zemininde görüşmeler yürütüyor.

    Washington yönetimleri İran’ın nükleer silah edinmesini engelleme taahhüdünü sürdürüyor.

    Trump ve müttefiklerinin, İran rejimini değiştirme arzusunun askeri hedeflerin nükleer tesislerle sınırlı kalmayabileceğine işaret ettiği vurgulanıyor.

    2- Protestocuların öldürüldüğüne dair iddialar

    İkinci başlık, İran’daki protestolar ve iç baskı süreci.

    Axios, Trump’ın geçen ay İran’ın çeşitli şehirlerindeki protestolarda binlerce kişinin öldürüldüğüne dair iddiaların ardından askeri müdahaleye oldukça yaklaştığını öne sürdü.

    Ancak ABD’nin o dönemde bölgede yeterli askeri kapasiteye sahip olmaması nedeniyle kararın ertelendiği, buna karşın nükleer müzakerelerin yeniden başlatıldığı ve eş zamanlı olarak Körfez’e savaş gemileri ile uçak sevk edildiği belirtildi.

    3-Çehov'un silahı kuralı

    Üçüncü unsur, “Çehov’un silahı” kuralına dayandırıldı.

    Analizde, Rus yazar Anton Çehov’un “Eğer ilk sahnede duvarda bir silah asılıysa, oyunun sonunda mutlaka patlar” ilkesine atıf yapılarak, iki uçak gemisi ve yüzlerce savaş uçağının bölgeye konuşlandırılmasının geri adım atma ihtimalini zayıflattığı savunuldu.

    4- İsrail'den gelen baskı

    Dördüncü faktör İsrail’den gelen baskı.

    Axios haber sitesi, İsrail hükümetinin günler içinde savaşa hazırlandığını ve Trump'ın Ocak ayında düşündüğü sınırlı saldırıların çok ötesinde kapsamlı bir operasyon çağrısında bulunduğunu bildirdi.

    Netanyahu’nun Trump yönetimiyle yakın koordinasyon içinde hareket ettiği ve yalnızca nükleer ve füze programlarını değil, rejimin temel dayanaklarını hedef alabilecek kapsamlı bir operasyon çağrısında bulunduğu ileri sürüldü.

    5-İran rejiminde zayıflık hissi

    Beşinci gerekçe ise İran rejiminin algılanan zayıflığı.

    Kitlesel protestolar ve İsrail ile ABD’nin saldırıları sonrasında Tahran’ın askeri ve siyasi kapasitesinin yıprandığı iddia ediliyor.

    İran’ın misilleme yapmasının kaçınılmaz olduğu kabul edilse de, bazı İsrailli ve ABD'li yetkililer bu yanıtın geçmişe kıyasla daha sınırlı kalabileceğine inanıyor.

    6- Petrol 

    Altıncı başlık enerji piyasaları.

    Analize göre mevcut petrol piyasasında arzın güçlü, fiyatların görece düşük ve talep artışının sınırlı olması, Washington açısından stratejik bir fırsat olarak değerlendiriliyor.

    Uzmanlar, İran’sa saldırılması sonucu petrol ihracatının aksaması halinde fiyatlarda artış yaşanabileceği, ancak bunun hem oran hem süre bakımından sınırlı kalabileceği ifade ediyor.

    İran’ın 1980’lerden bu yana zaman zaman dile getirdiği Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidini, geçen yılki askeri gerilimde dahi hayata geçirmemiş olması da bu değerlendirmeye dayanak gösteriliyor.

    Olası bir savaşın Venezuela'da yaşananlardan farklı olarak tam ölçekli bir harekata daha yakın olacağını ve Ortadoğu ile Trump için büyük sonuçlar doğuracağını savundu

    Tüm bu gelişmeler, diplomasi ile savaş ihtimali arasında giderek daralan bir alan bırakıyor.

    Bir yandan müzakere masası açık tutulurken diğer yandan askeri hazırlıkların hız kazanması, tarafların karşılıklı olarak baskıyı artırdığı bir sürece işaret ediyor.

    ABD’nin önümüzdeki günlerde atacağı adım, yalnızca İran ile ilişkileri değil, Ortadoğu’daki güç dengelerini ve küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkileme potansiyeline sahip.

    Diplomatik çözüm ihtimali tamamen ortadan kalkmış değil; ancak askeri seçeneğin hiç olmadığı kadar güçlü biçimde gündemde olduğu bir döneme girilmiş görünüyor.

     

    İlk Yorumu Sen Yaz
    code