Cüneyt Arkın’ın evine o kurşunu kim gönderdi?

 cuneytarkinBilal Özcan, sanatçının internet sitesinde okuduğu çok ilginç bir anısını okuyucularıyla paylaştı. Cüneyt Arkın’ın evine o kurşunu kim gönderdi?

Büyük usta Cüneyt Arkın’a geçmiÅŸ olsun diyorum.

Ve sanatçının, az önce internet sitesinde okuduğum çok ilginç bir anısını sizlerle paylaşmak istiyorum.

“1980′lere doÄŸru Türkiye bir cehenneme dönmüştü. Gençler sokaklarda birbirlerini öldürüyorlardı. Her yerde gözyaşı, kan vardı. İşte o günlerde hain bakışlı karanlık, silahlı gruplar evime gelerek beni ziyaret etmeye baÅŸladılar. Bunlar ziyaret deÄŸil, korkutucu tehditlerdi.

Manevi kuşatmaydı, zulümdü. Kendi ideolojisi doğrultusunda filmler yapmamı istiyorlardı.

Aşırı sağ, sol gruplar ve diğer gruplar için bu film yapma işi hayati önem taşıyordu.

GereÄŸi gibi, hepsine kesin ‘hayır’ dedim.

Bir akÅŸam, TopaÄŸacı’nda oturan bir film yapımcısı çok önemli gerekçesiyle beni çağırdı.

Salon, o karanlık, soğuk yüzlü gençlerle doluydu. Ağır, otomatik silahlarını ölümcül bir tehdit gibi masa üzerlerine görünecek yerlere bırakmışlardı. Kamplarda eğitim gördükleri belli olan komando tavırlı gençlerin lideri önce:

Çok nazik, teklifi yineledi. ‘Bize film yap.’

‘Hayır, imkansız’ dedim. Yüzü, sesi birden deÄŸiÅŸti. Gürledi: ‘O zaman buradan saÄŸ çıkamazsın.’ Her gün sokaklarda onlarca gencin öldürüldüğü sorgusuz sualsiz cinayetlerin iÅŸlendiÄŸi bu yıllarda Cüneyt Arkın’ın bir kaza kurÅŸununa kurban gitmesi sorun bile olmazdı. KorkmuÅŸtum. Belli etmedim. Ev sahibine baktım. Sessiz duruyordu.

‘Bu evden çıkıncaya kadar hayatımdan sen sorumlusun. Bu bir

Türk geleneÄŸidir. Türkçü olduÄŸunuza göre bunu çok iyi bilirsiniz. Evden çıktıktan sonra kaderimizde ne yazılmışsa o olur’ dedim.

Sakin başını salladı. Diğerleri tetikte bekliyorlardı. Çok sakin yürüdüm. Kapıyı açtım. Çıktım. Dış kapıya geldiğimde taksi yanaştı. Rüzgar gibi bindim. Şoför gazladıÖ

O an yukarıya baktım. Silahlı gençler, bu taksi de nereden çıktı der gibi şaşkın ateş edelim mi etmeyelim mi kararsızlığıyla  duruyorlardı. Çünkü oraya özel arabamla gelmiştim.

Bir önlem olsun diye ÅŸoför Yılmaz’a bir taksi tut beni bekle kapıda göründüğüm an son sürat yanaÅŸ demiÅŸtim.

Sonraki günler, eve çocuklarıma hediyeler gelmeye baÅŸladı. İlkini karım açtı. GözyaÅŸlarına boÄŸuldu.  Paketin içinde 9 mm’lik bir kurÅŸun vardı.

Ailece çok zor günler geçirdik”

(BUGÜN)

Daha Fazla Haber

Yorumlara Kapalı